Panik bozukluk, beklenmedik ve yoğun kaygı ataklarıyla başlayan, kişinin günlük yaşamını etkileyen bir ruhsal sağlık sorunudur. Panik ataklar sırasında yaşanan çarpıntı, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve kontrolü kaybetme korkusu, boğuluyor gibi hissetme, yoğun korku, seste titreme gibi belirtiler, kişide gerçekleşme ihtimali olan bir tehdit algısı yaratabilir. Dolayısıyla panik bozukluk panik atak belirtilerinin tekrarlı bir biçimde gelişmesi ile oluşan ruhsal durumdur. Yetişkinlerde görülme olasılığı daha sık olsa da yaş ilerledikçe görülme sıklığı azalır.
Panik ataklar esnasında baş dönmesi ve bedensel belirtiler sebebiyle bir yere tutunmak ya da oturmak düşme sebebiyle oluşabilecek olası tehlikeli durumu önlemeye yardımcı olabilse de bir sağlık kurumunun acil bölümüne başvurmak esas olandır. Çünkü panik bozukluk, fiziksel semptomların yoğunlukta belirgin olması nedeniyle sıklıkla kalp krizi veya diğer tıbbi acil durumlarla karıştırılabilir. Bu bağlamda, panik atak belirtileri varlığında ayırıcı bir kriter olarak yaşanan bedensel belirtiler üzerine uzmanlaşmış hekimle görüşüp biyolojik bir faktörün olup olmadığına dair fikir edinmelidir. Panik ataklar, kişinin günlük yaşam aktivitelerini, sosyal ilişkilerini ve genel yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyerek, agorafobi (yalnız sokağa çıkmakta güçlük, kapalı alanda bulunmakta hissedilen zorluk) gibi ek komplikasyonlara yol açabilir. Panik bozukluk sağaltımı için ilaçlar bir çözüm olmakla birlikte panik bozukluğa sebep olabilecek faktörleri, altta yatan sebepleri, içsel çatışmaları da anlamak adına psikanalitik/psikodinamik terapi kişinin yaşam kalitesini arttırabilir.